11 Eylül 2014 Perşembe

Cemaatin Gerekliliği



“Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Hâlbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı. Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınız.” (Nisa, 83)
“Allah’ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini Meryem Oğlu Mesih’i rab edindiler. Hâlbuki onlar ancak bir olan Allah’a ibadet etmekle emredilmişlerdi .(emir olunmuşlardı) Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. 0, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir. “(tevbe,31)
İmam Suyuti’ye ait Ed Durrul Mensur adlı eserde şöyle rivayet ediliyor: “Tirmizi’nin rivayet edip hasen gördüğü, ayrıca ibni Munzir, İbni Ebi Hatim, Ebu Şeyh, İbn Murdeveyh, Beyhaki Sünen’inde ve diğerlerinin rivayet ettiği bir hadiste Adiyy b. Hatem et-Tai şöyle rivayet ediyor: ‘Peygamberimizin yanına gitmiştim. O sırada Tevbe suresindeki “Onlar hahamlarını ve rahiplerini Allah’tan başka rabler edindiler.” ilahi sözüne geldiğinde “Ya Resulullah onlara ibadet etmezlerdi.” dedim.
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:“Allah’ın helal kıldığını haram kılarlar. Siz de haram tanımaz mıydınız? Allah’ın haram kıldığına helal derler. Siz de helal saymaz mıydınız?” Ben de evet dedim. “İşte o onlara ibadettir.” buyurdu.’
Cemaatin Gerekliliği:
Hz. Ömer (ra): “Muhakkak ki İslam İslam olamaz cemaat olmadıkça cemaat cemaat olamaz emir olmadıkça emir emir olamaz ona itaat olmadıkça…” [1]
Cemaatin gerekliliği, Kitap, Sünnet ve Akıl ile sabittir…
  1. Kitap:Allah-ü teala Müslümanlara hitap ederken onları cemaat halinde onları zikreder. Ayrıca Allah-ü Teala Saff suresinde şöyle ferman ediyor: “Şüphesiz Allah kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi savaşanları sever.”[2]
  2. Sünnet:“Dikkat edin bir erkek bir kadınla tek başına kalmasın; üçüncüleri şeytandır. İslam cemaatinden ayrılmayın, ayrılıklardan sakının çünkü şeytan cemaate katılmayıp tek kalanlarla beraberdir. Cemaatten olan iki kişiden uzaktır. Kim Cennetin en güzel yerlerinden köşk sahibi olmak isterse; İslam cemaatinden ayrılmasın. Kimi, yaptığı iyilik sevindiriyor ve kötülükleri de üzüyorsa o kimse mü’mindir.” [3]
Resulullah (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Cemaatle olun, ayrılıktan sakınınız. Muhakkak şeytan bir kişiyle beraberdir ve şeytan iki kişiden daha uzaktır.” [4]
Başka bir hadiste de şöyle buyuruyor: “Allah’ın koruması cemaatin üzerinedir. Kim çıkarsa o ateşe girer.” [5]
Başka bir hadis-i şerifte Resulullah (sav) şöyle buyuruyor: “Mü’min, mü’min için taşları birbirine geçen binalar gibidir. Bir kısmı diğer kısmını takviye eder.” [6]
  1. Akıl:
İnsanlar Âdem a.s. den bugüne dek hep toplum halinde yaşamış ve bir toplum olarak hayatını devam ettirmiştir. Bu insanların doğasından kaynaklanan bir olaydır. İhtiyaçlarını temin etmek, tehlikelerden emin olmak için insan toplum olarak yaşamak zorundadır. Çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için mutlaka diğer insanlarla beraber yaşaması gerekir. Bir insan yaşaması gerekli olan tüm malzemelerini kendi başına imal etmesi mümkün değildir. Eğer yiyecek türü ürünleri imal ederse barınma, giyecek vb. malzemeleri üretemeyecektir. Hakeza vahşi hayvanlar, hırsızlar, katiller, çapulcular, ahlaksızlar vb. yönlerden gelebilecek tehditlere karşı tek başına ayakta durması olanaksızdır. Bundan dolayı bir insan tek başına yaşamını sürdüremez, bu mümkün değildir.        Müslümanlar da aynı şekilde topluluk olarak yaşamlarını sürdürmek zorundadırlar. Gerek Allah’ın emirlerini yerine getirmek açısından olsun, gerekse şeriatı uygulamak açısından olsun. Çünkü Müslümanların dayanışma halinde olmadan Allah’ın emirlerini yerine getirmeleri mümkün değildir. Müslümanlar küfür toplumları içerisinde birbirilerine yardım etmeden Allah’ın Helal ve Haramlarını doğru bir şekilde hayatlarına uygulayamazlar. Allah’ın bir emri olan cum’a namazını eda edebilmeleri için mutlaka cemaat haline gelmeleri gerekir. Çünkü Cum’a namazı Hanefi fıkhına göre en az üç, Şafii fıkhına göre ise en az kırk kişi olmalıdır. Yine bunun gibi birçok ilahi emir ve yasaklarını uygulamak için Müslümanların cemaat halinde olmaları gerekmektedir. Örneğin emri bil ma’ruf ve nehyi anil münker farzını yerine getirmek için cemaat olmak gerekmektedir. Yine cihad emrini yerine getirmek için Müslümanların cemaat olmaları gerekiyor.
“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Ali İmran, 104)
[1] Süneni darimi, mukaddeme, 26
[2] Saff, 4
[3] İbn Mâce, Fiten: 8
[4] Tirmizi, c.6, s.384
[5] Menavi, Teysir şerhu camius sağir, c.2, s.509
[6] Buhari ve Müslim