17 Mart 2014 Pazartesi

Bir Sosoyolog Gözüyle Yaşananlar

          Öncelikle bir yapı veya sistem kendi iç dinamikleriyle ayakta kalır ve kendi meşruluğunu da yine kendi tanımlar anlam örgüsü içinde yapar ve bu anlam örgüsü içinde yapacağı davranışlarını planını yapar ve bunu yaparken bencil olur yani bir başka bakışla özgür olmak ister ve dış'tan bir müdahaleye asla izin vermek istemez bu dış olan kendi dinamikleri ya bilmeyen yada kabul etmeyen olarak sınıflandırabildiğimiz gibi kendinde olmayan öteki olacakta yine kendi içi paradigmaları içinde tanımlayıp kabul etmeme vede ret etme hatta o dış müdahaleye karşı bir savunma pozisyonu içinde olma hatta gerektiğinde mukavemet gösterme saldır olarak kendini her yapı ve sistemde gösterir. bu her topumda kökleşen her türlü yapı sistem vede örgüt içinde böyledir yani bu yapı büyük bir örgüt olan devlet içinde böyledir nispeten toplumun temeli olan aile içinde de böyledir.

            Toplumda ki kurumlar gerek kendi içinde gerekte birbirleriyle ilişki ve etkileşim içindedir. bu etkileşim karşılıklı görev ve sorumluluklar olabileceği gibi yetki gasbında olabilir bir kurumun diğer bir kurumun yetkilerinde kullanma gücü olabilir veya böyle bir talebi olabilir. bu talep ne kadar masumane gözükürse gözüksün medeniyetlerin vede gerek siyasal kurumun gerekte diğer kurumların doğal işleyişlerinin zara vermekte ve toplumda bir kargaşa yaşanmakta ve kurumlar arası iletişimsizlikler olmaya başlar ve mana bunalımı tanımlama bunalımı başgösteri zira tüm bu kurumların arasında kalan birey kara vermekte vede tercihlerini yönünü vede hayat anlamını bulada zorlanır vede yeni arayışlar içine girer bu bireyden başlar bireyler yönelir böylelikle topluma bulaşmaya başlar ve sistem kendi anti tezini üretmeye başlar ve o bencil sistem kendi sonunu kendi başlatır bu yeni sistemlerin doğuşu gibi böyle başlar zira mevcut yapıda tıpkı kendinden önce ki yapı içinde ayrılıp yeni bir oluşum içine girmeye başladığı gibi. tıpkı teorideki bu gerçeğin şuan Türkiye'mde pratiğe döküldüğü gibi....



                                                                                                                 Sosyolog Şeybani KARACA